Heyecan ve haz ilişkisi

Haz almak, içgüdülerimizle ve muhtemelen nevrotik egomuzla da alakalı dünyanın en doğal eylemi.

Peki haz almakla heyecan duymanın bağlantısı ne?

Hazcılık, literatürde hedonizm olarak bilinen adıyla dünyadan olabildiğince zevk almayı amaçlatan bir felsefedir. Hazcılıkta, insan olarak dünyevi amacımızın yaşamdan olabildiğince keyif almak ve bedensel zevklerimizi tatmin etmek olduğu ileri sürülür. Hazcılık genelde uç örneklerle düşünüldüğü için tarihte iyi karşılanmaz ve zevkin acıdan uzak olmasıyla doğru orantılı olduğu ileri sürülürken, büyük bir ödüle ulaşmak için işkence çekmenin şart olarak benimsendiği öğretiler tarafından saçmalık olarak karşılanmaktadır.

Benim ise bugünlerde üzerinde düşündüğüm konu, emek vermek, hayatta heyecan duymak ve haz almak üzerine birbiriyle bağlantılı konular olunca hepsini ayrı ayrı düşünmeye karar verdim. Haz almak, içgüdülerimizle ve muhtemelen nevrotik egomuzla da alakalı dünyanın en doğal eylemi.

Peki haz almakla heyecan duymanın bağlantısı ne?

Örneğin günde beş paket cips yemenin veya sürekli seks yapmanın üzerimde bıraktığı tatmin bana uzun vadede daha fazla heyecan ve daha fazla haz mı verir? Yoksa heyecanımı azaltırken aldığım hazzı da doğru oranda mı azaltır? Bunun sınırını nerede bileceğim? Heyecansız yaşamaya başlamam, benim hayattan aldığım hazzı etkileyen bir sonuç mu olur?

Heyecan duymak, çok genel bir çerçeveden bakacak olursak dışsal herhangi bir durum/kişi/nesnenin veya zihinsel bir düşüncenin fiziksel olarak bedenimizde fark edebildiğimiz bir etkisidir. Heyecan duymak, kimi zaman aşık olduğumuzda midemizdeki kıpırtılardan kimi zaman hiç beklemediğimiz bir haber aldığımızda kalbimizin hızlı hızlı atmasından anlaşılabilir. Bu bazen yüzümüzün istem dışı kızarması, avuçlarımızın terlemesi, ellerimizin titremesi belki dudaklarımızın kıpırtısıdır. Pozitif anlamda heyecan duyuyorsak buna neden olan olay/kişi/nesneden haz da alıyoruz demektir. Ama haz aldığımız her şey bize heyecan vermez. Örneğin sigara içmek gibi bir alışkanlık düzenli bir haz aracım ise muhtemelen beni hiç heyecanlandırmıyordur.

Kısacası haz aldığım her konu bana heyecan vermiyorken heyecan duyduğum ve üzerimde pozitif etkiler yaratan her konu bana haz veriyordur. Günlük yaşamımda neredeyse hiç heyecan duymamaya başlamam ise hayatımda pozitif etkiler bırakan hazların az, negatif etkiler bırakan hazların çoğalmasından kaynaklı bir sonuçtur. Monoton yaşanılan ve birbirinin aynısı geçen günlerde, hazzın çoğunu uyuşturucu ve kötü alışkanlıklardan almaya başlamak üzerimde negatif etkiler bırakan hazlar aldığım anlamına gelirken, güzel gözüken bir manzaraya dikkat bile etmeyip haz almamak belki basit ama üzerimde pozitif etkiler yaratacak bir hazzı tercih etmeyecek seviyeye gelmiş olmam demektir.

Motivasyon da günlük yaşamda haz ile bağlantılı bir kavramdır. Psikoloji biliminde motivasyon, iç ve dış motivasyon olarak ayrılırken, acıdan kaçma ve haz odaklı motivasyon diye tekrar sınıflanır. Eğer ben, spor salonuna gitmeyi kilo almaktan korktuğum için yapıyorsam acıdan kaçma motivasyonuyla hareket ediyorumdur. Ancak ben spor salonu sonrası hissedeceğim endorfin hormonlarının bedenimdeki etkisiyle görevimi tamamlamanın verdiği başarı duygusu üzerine motivasyona sahipsem haz odaklıyım demektir. Acıdan kaçma korku odaklıyken, haz odaklı motivasyon sonuç odaklıdır.

Kendi hayatım üzerinde ise yukarıda konuştuğumuz heyecan duymak, haz almak ve genel arayışlar hakkında düşünüp duruyorum aylardır. Çoğunluk tarafından kabul görmüş bazı etiketlenmeler var. Örneğin akademide devam ediyor olmak veya havalı bir şirkette çalışmak, bireyin toplum içinde “başarılıyım” duygusunu uyandırıp bir süre kökeni ilkel nedenlere dayanan korkularını hafifletiyor. Bireyin ne istediğini anlamak için bir eylem yapmıyor olması veya bir süre haz odaklı yaşaması “bir şeyler başarmıyorum, başarısız olacağım” korkusunu en yüksek seviyeye çıkarıyor ve bu da genel toplum içinde onaylanan bir hal değil.

Devamlı akademide, kurumsal hayatta veya günlük hayatta devam etmeli, eylemsiz olmamalı, çok düşünmeden çalışmalı ve bu korkunç senaryolardan kaçmalıymışız gibi.

Hayatım şuan nereye gidiyor, gittiğim yol beni tahmini olarak nereye çıkaracak, doğru seçimler mi yapıyorum sorularının yanında hayatımın başka dönüşümler geçirmesi beni bir süre eylemsiz bulunma dönemine itti. Haz odaklı ve günlük düşünmek birkaç ay kadar iyi geldi ancak sonra o da sıkıcı oldu.

Emin olduğum en net şey, yolumun heyecan içermesi şart ve bana heyecan verecek olan yol her ne ise henüz şuanki vizyonumda bile olmayabilir. Belki de o kadar gözümün önünde ki henüz fark edemedim.

Size, yukarıda aylardır üzerinde düşündüğüm heyecan duymak ve haz almak kavramlarını kendi deneyimlerim üzerinden toparlayıp özetlemeye çalıştım.

Gittiğim yolun heyecanlı olmasının önemini kendi adıma kavradım. Ancak bir şey daha var; kendi motivasyonumun korku odaklı yani acıdan kaçma olduğunu da fark ettim. Heyecanlı bir tercih yapmak istiyorum çünkü monoton/sıkıcı bir hayat yaşamak istemiyorum. Günlük rutinlerime döndüm çünkü kendimi tembel/ işeyaramaz hissetmek istemiyorum gibi korkularımı yakalayınca aslında olumsuz olandan kaçınmanın beni motive ettiğini fark ettim.

Siz kendi hayatınızda nelerden heyecan duyup haz alıyorsunuz?

En önemlisi nasıl motive oluyorsunuz?

Yeni yılın ilk metninden selamlar,

Ezel

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: